Dijital Dünyada Saldırıya Maruz Kalan Çocuğun Ebeveyni Ne Yapmalı?

Dijital Dünyada Saldırıya Maruz Kalan Çocuğun Ebeveyni Ne Yapmalı?

Özel Haber: Ekrem Baş  –  Editör: Birol Şevki Tavlı Ebeveynlerin, çocukları internet ortamında haksız bir fiile maruz kaldığında ya da

Özel Haber: Ekrem Baş  –  Editör: Birol Şevki Tavlı

Ebeveynlerin, çocukları internet ortamında haksız bir fiile maruz kaldığında ya da çocuklarına karşı etkileri hâlâ devam eden bir suç işlendiğinde, saldırının en kısa sürede sona erdirilmesi için hangi yolları takip edeceklerini bilmeleri son derece önemli. Elbette, var olan saldırıyı engellemeye yönelik girişimlerde bulunmanın yanı sıra, çocuğun bu olayı daha fazla psikolojik hasar almadan atlatabilmesi için de özenli davranmak gerekiyor. Bu aşamada hukuksal ve psikolojik süreçler, ebeveyn ile onlara yardım edecek olan çocuk uzmanları ve hukukçular tarafından doğru yürütülemezse, çocuğun “ikincil mağduriyet” riski artıyor.

Çocuğu mağdur eden saldırı henüz devam ederken ebeveynin takip etmesi gereken hukuksal ve psikolojik aşamalar şu şekilde:

 

  1. Bir internet sitesinde, çocukla ilgili, özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir yayın, kısım, resim, video olduğunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurulmalı. Bu başvuru usulünce yapılırsa kurum, söz konusu sayfanın erişimini dört saat içinde engeller. Başvuru, yayının tam adresi (URL), hangi açılardan çocuğun hakkının ihlal edildiğine dair açıklama ve kimlik bilgileri ile yapılmalıdır. Bu prosedürün devamında ebeveynin, ihlali yirmi dört saat içinde Sulh Ceza Hâkimliğine sunması gerekir. Hâkim ise, kırk sekiz saat içinde, “yayının engelinin devam edip etmemesi” konusundaki kararını açıklayarak doğrudan kuruma gönderirshutterstock_377028166
  2. Ebeveyn böylelikle, ilk aşamayı sağlıklı bir şekilde sürdürerek tehlikeye karşı ilk refleksi göstermiş ve çocuğun mağduriyetinin devam etmesini önlemiş oluyor. Fakat aynı tehlikenin aynı saldırganlar tarafından yeniden yaşatılmaması için, onlara karşı bir dava yöneltilmesi de şart. Bu nedenle ebeveynin, mağdur çocuk ile birlikte en yakın karakola başvurup çocuk şubeye gerek kalmaksızın şikâyetini iletmesi mümkün. Burada saldırı fiilinin içeriği anlatılmalı ve bir kamu davası açılması sağlanmalıdır. Polis görevi gereği, suçu soruşturacak, ardından dosyayı savcıya iletecektir. Yasa gereği çocuğun kimlik bilgileri gizli tutulacaktır.
  3. Ebeveyn, ikamet edilen ildeki baroya bağlı çocuk hakları merkeziyle iletişime geçerek, çocuk hakları ve yargılama usulü hakkında uzman bir avukat talep edebilir. Merkez, ihtiyaç duyulan nitelikteki avukatı göndermekle görevli.
  4. Davanın soruşturma aşamasında çocuğun örselenmemesine dikkat edilmeli. Özellikle çocuktan, çocuk büro ya da savcı tarafından, başından geçenleri anlatması istendiğinde, avukatla birlikte bir psikolog veya pedagogun, ayrıca ebeveynin de çocuğun yanında bulunması önemli. Çocuk Koruma Kanununa göre mağdur çocuk, soruşturma aşamasında, tanık sıfatıyla bir kere dinlenebilir. Fakat uygulamada, çocuğa hikâyesi birden fazla anlattırılıyor ki, bu da mağdur çocuğun yaşadığı sarsıntının derinleşmesine yol açıyor. Çocuktan, yaşadıklarını polise, savcıya, adli tıpçıya ve hâkime ayrı ayrı ve yeni baştan anlatmasını istemek, onun ikincil bir mağduriyet yaşaması anlamına geliyor.
  5. Çocuğu dinleyecek olan savcının, çocuk hakları konusunda uzman olmasına dikkat edilmeli. Türkiye’de bu husus oldukça sorunlu. Çözüm olarak tavsiyemiz; avukat veya psikolog tarafından savcıyla, çocukla konuşması esnasında suçlayıcı sorular sormaması, ürkütücü sözcükler kullanmaması ve ses tonuyla çocuğu korkutmaması konusunda bir ön konuşma yapılması.shutterstock_326667995
  6. Mahkeme aşamasına geçildiğinde, ikinci defaya gerek kalmaması için mağdur çocuğun beyanının kamera ile kayıt altına alınması önemli; buna karşın genel bir sorun olarak, mağdur çocuğun şüpheli ile görüştürülmemesi yönündeki talepler, maalesef kabul edilmiyor. Ancak uzmanların uyarısı, çocuk ile şüphelinin kesinlikle aynı duruşma salonunda bulunmamaları yönünde. Bu vahim durumda, çocuğu bu yüzleşmeye psikolojik olarak hazırlama ödevi ise psikolog ve ebeveyne düşüyor.
  7. Bu sorunları aşmanın bir yolu, Çocuk Gözlem Merkezleri uygulamalarına başvurmak. Bu kurum, mağdur çocuğu bir oyun odasına götürüyor. Çocuk hikâyesini psikolog ya da pedagogla oyun oynarken anlatıyor. Polis veya savcı ise camın arkasında konuşulanları dinliyor. Bu “oyunlu beyan” kamerayla kaydediliyor.
  8. Tüm bu süreçlerin, mağdur çocuğa ikincil bir mağduriyet yaşatılmadan sürdürülebilmesi için, ebeveynin konuyla ilgili çalışmalar sürdüren sivil toplum kuruluşlarından yardım alması da önerilebilir. Böylece, hem deneyimli uzmanların sürece dâhil olması ebeveynin yükünü hafifletecek, hem de hukuk aktörlerinin daha duyarlı davranmalarının önü açılmış olacaktır.

 

Bu yazının tüm hakları İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. ©dijitalmedyavecocuk

 

Yorum Bırakın