Bubbu Miyavladı!

Yazan: Ayşegül Tabak

Düşünün, çocuğunuz dünyalar tatlısı bir bakışla eve kedi getirmek istediğini söylüyor, siz de için için bir kedicikle yahut belki bir yavru bir köpekle büyüsün, sevsin, korusun, bakımını üstlenerek başka bir canlının yaşamındaki sorumluluğunu tanısın istiyorsunuz, amma velâkin ya bünyeniz alerjik ya da koşullar durumu mümkün kılmıyor. Bu arada çocuğunuz o baş belası tableti elinden bir türlü bırakamıyor, siz de kendinizi yetkin konuma getiremiyorsunuz ekran kullanımı konusunda.

O zaman bu yazıda her iki soruna birden çözüm getirecek bir uygulama anlatacağım size!

Bu oyunu tablete uzun zaman önce indirmiştik aslında, ama oyunun amaçladığı şeyleri gerçekten kavrayıp, farklı sorumlulukları anlayarak oynamaya başlaması üç buçuk yaşına doğru gelişmeye başlayan bir durum.

Uygulamanın adı Bubbu My Virtual Pet. Bubbu bu tonton, haylaz kediciğin adı!

Bubbu’yu sahiplendiğinize bakmayın, o kendi evinde ve yatağında yaşıyor. Odası, mutfağı, salonu, banyosu var, hatta bahçesi. Evi kirlendiğinde birlikte temizlik yapmanız gerekiyor. Karnı acıktığında sevdiği yiyecekler için alışveriş, tuvaleti geldiğinde lavabo ziyareti ve klozet temizlemek gibi önemli hijyenik konuları es geçmiyor Bubbu, birlikte sifonu çekip klozeti temizlemeli, el yıkamalısınız. Banyosunu güzelce yaptırdıktan sonra salondaki müzik setinden müzik seçip dans edebilir, yumağıyla oynayabilir. Gece olunca perdesini ve ışığını söndürüp uyumasına yardımcı olmanız da gerekiyor tabii.

Bu kadarla sınırlı sanmayın, oynadıkça büyüyen keşfedilen bir dünyası var Bubbu’nun, çünkü Bubbu çok tatlı ve haylaz bir kedi, haliyle bazen çok sıkılıyor, işte o zaman enerji depolamak ve alışverişe çıkmak için oynadığı bir sürü mini-oyunu var. Mesela süt sağıyor; ineğin memelerini nasıl sıkmanız gerektiğini öğrenmeniz lazım iyi süt sağmak için! Bazen kendisinden büyük, kocaman bir fare onu çatılarda kovalıyor, kaçması gerek! Yapboz yapıp güzel anlarını tablolaştırıyor ya da balığa çıkıyor, araba yarışlarına katılıyor; daha neler neler! Buralardan kazandığı altın paracıklarıyla da kazak, pantolon, balık, ekmek, süt alıyor, işin güzeli denediği kıyafetleri beğenip beğenmediğine bağlı değişen yüz ifadesi ve ses tonu; yani duygularını nasıl ifade ettiğini de görüyoruz, ki bunun oyun için çok anlamlı ve işe yarar bir parça olduğunu düşünüyorum.

Bubbu, ağaç ya da çiçek dikebiliyor, meyve topluyor, yılbaşı ağacı süslüyor hatta mutfakta kek yapıyor, şehir meydanına gidip havai fişek patlatıyor ve her canlı gibi hasta oluyor. Bazen dişleri ağrıyor, dişçi koltuğunda tartarlarını temizliyor, boğazından kılçık söküyor, fırçalama işlemi yapıyoruz. Bazen kuyruğuna diken, cam batıyor, dikiş ve pansumana girişiyoruz hastanede. O arada bu konuları konuşmak da iyi oluyor, yani neden dişlerimiz çürür, neden dikiş atılır, ateşimiz çıkınca ne yapmak gerekir.

Bubbu, oyunlarda kazandığı altın paracıklarıyla dış görünüşünü değiştirebiliyor; yani göz rengini ya da kürkünün desenlerini. Daha doğrusu Bubbu değil oyunu oynayan nasıl bir kedi istiyorsa o şekle sokabiliyor evcil hayvanı Bubbu’yu. Bu nedenle oyunun bu kısmının biraz tartışmalı olduğunu düşünüyorum, çünkü kedi sahiplenmek canınızın istediği hayvanı almakla ilgili değil, bir oyun da olsa oyundaki sanal canlının kendine ait karakterini koruyabilmesinin önemli olduğunu ve çocuğunda bunu anlamasının mühim olduğunu varsayıyorum.

Tüm bunların dışında Bubbu, bazı sorumlulukları ve nasıl yerine getirildiklerine dair çıkarımlar sağlayan, tatlı müziğiyle ve sevimli hareketleriyle güzel duyguları uyandıran bir oyun. Birlikte oynandığında yeni yeni sohbet kapıları aralayan, günlük yaşama dair fikir alışverişi sağlayan bir kurguya sahip, ayrıca acıkması, tuvaletinin gelmesi, evinin kirlenmesi gibi süreklilik arz ederek sorumluluk takibi gerektiren bir oyun, üstelik hem Google Play Store’dan hem de Apple Store’dan edinebiliyor, tablet ve telefon üzerinde kullanabiliyorsunuz.

Öte yandan tüm detayları özenle kurulmuş bu oyunun benim açımdan en keyifli kısmı şu soru oldu:

-” Anne, Bubbu’yu yıkadım, dişlerini de temisledim, missss gibi oldu! Kediciğim çok açıkmış onun için alış-beriş yapmamıss lasım! Kediler ne sever? Balık mı yoksa çilek mi; Bubbu’ya ne verelim? Ayyy çok tatlı kedimis baksana pompik pompik tüyleri var.

Yorum Bırakın