Doğru Yönlendirilen Dijital Medya Kullanımı Uyuşturucu Etkisi Yaratmaz

Yazan: Tuğsem Soner, Özüm Canbeldek

Günümüzde bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi iletişim cihazlarının  çeşitlenmesiyle birlikte bu cihazlar ile geçirilen süre de arttı. Yapılan araştırmalar, özellikle gençlerin ve küçük yaştaki çocukların ekran karşısında fazla zaman geçirdiğini gösteriyor. Aileler ise, çocuklarını bu cihazlardan gelebilecek olumsuzluklara karşı korumanın yollarını arıyor. Aileleri bu hususta doğru yönlendirmek çok önemli.

‘’Kanıtlanmamış iddialar ve doğru olmayan içerikler, ebeveynler üzerinde endişe ve korku yaratır.’’

Dijital medyanın çocuklar üzerindeki etkileri hakkında internette ve basılı yayınlarda birçok farklı içerik bulunuyor. Bu içeriklerin, ebeveynleri ve çocukları doğru yönlendirebilmesi için doğru ve güvenilir kaynaklara dayanması gerekiyor. Aksi takdirde, kanıtlanmamış iddialar ve doğru olmayan içerikler, ebeveynler üzerinde endişe ve korku yaratıyor.

Ekranlar, Dijital Uyuşturucu Değildir

Cumhuriyet Gazetesi’nde 27 Şubat 2017 tarihinde yayınlanan “Dijital Uyuşturucu’’ başlıklı haberde, “’Tablet, akıllı telefon ve oyun konsollarının çocuklarda kokain etkisi yarattığı; Minecraft oynayan bir çocuğun beyninin, uyuşturucu almış bir beyinle aynı göründüğü, bu yüzden çocukları ekran başından kaldırmanın çok zor olduğu ve ekran başındayken müdahale edilmesinin onları saldırgan hale getirdiği’’ ifadelerine yer veriliyor. Haber, Kaliforniya Üniversitesi Nörobilim Direktörü Dr. Peter Whybrow ve Pentagon için yapılan bağımlılık araştırmasının yöneticisi Dr. Andrew Doan referans alınarak hazırlanmış. Çocukların saldırganlaşıp mutsuz olduğu kanısı ise Dr. Nicholas Kardaras’ın New York Post gazetesindeki söyleşisinin bir kısmından alınmış. Haberin devamında ‘’Yüzlerce bilimsel çalışmanın, ekranların depresyonu, saldırganlığı ve kaygıyı arttığını gösterdiğinden’’ bahsediliyor.

“Ekran süresi konusunda ebeveynlerin en sık duyduğu mesajın ‘ekranların doğal olarak zararlı olduğu’ yönünde. Fakat bu mesaj, araştırmalar ve kanıtlarla desteklenmiş değil.’’

Oysa, bu iddialar henüz kesin bulgular ile kanıtlanmış durumda değil. Geçtiğimiz aylarda The Guardian’da yayınlanmış olan ve alanda önde gelen bir grup akademisyen ve araştırmacı tarafından imzalanan açık mektuba göre, ekran süresi konusunda ebeveynlerin en sık duyduğu mesaj ‘ekranların doğal olarak zararlı olduğu’ yönünde. Fakat bu mesaj, araştırmalar ve kanıtlarla desteklenmiş değil. Bununla birlikte ekran zamanı kavramının kendisinin basitliği ve anlamsızlığı da tartışmaya açık ve ekran başında geçirilen sürenin miktarına odaklanmak, meseleyi tam olarak tartışmaya çok da yardımcı olmuyor. Çocukların hangi bağlam ve ortamda ekran karşısında vakit geçirdikleri ve dijital teknolojileri kullanırken karşılaştıkları içeriklerin ne olduğu gibi faktörleri göz önünde bulundurmanın tek başına ekran süresine odaklanmaktan çok daha etkili olacağına dikkat çekiliyor.

Bu noktada, sorunlu medya tüketimi ve internet bağımlılığı üzerine yapılmış araştırmaları incelemek faydalı olabilir. Sitemizde bu konuyla ilgili olarak “Çocuklar ve Sorunlu Medya Tüketimi: Şikâyetler, Bulgular, Öneriler” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Eğitimde Dijital Medya Araçlarının Kullanımı Yaratıcılığı Köreltir mi?

Ayrıca Cumhuriyet gazetesinin haberinde, Silikon Vadisi yöneticilerinin ve çalışanlarının çocuklarını teknoloji kullanılmayan okullara gönderdiği ve dijital medya araçlarının yaratıcılığın önünde bir engel olduğu vurgulanıyor. Kısacası, teknoloji üretenlerin bile tercihinin, dijital medyanın dışarıda bırakıldığı bir eğitim ve yaşantıdan yana olduğundan bahsediliyor. Farklı bakış açılarına yer verilmeyen bu örnekle ilgili olarak Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Serkan Özel, eğitimde dijital medya araçlarının kullanımıyla ilgili bilimsel yaklaşımları Dijital Medya ve Çocuk stüdyo programımızda detaylı olarak anlatmıştı.  Özel’e göre, ilköğretim müfredatına giren tabletler çocukların teknolojiyle öğrenme sürecine etkin ve olumlu bir katkı sağlıyor ve teknolojiyle öğrenmenin faydalarını göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Dijital Medyayla Geçirilen Zaman ve Ekranlarla Tanışma Yaşı

‘’Dijital iletişim araçları, tek başına yararlı veya zararlı değildir bu nedenle ortaya çıkan etkilere daha farklı açılardan bakmak ve konuyla ilgili içerikler hazırlarken ebeveynleri endişelendirmemek gerekiyor.’’

Haberde yer alan tavsiyelerden bir diğeri ise açık hava ve spor ile televizyon ilişkisi. Yine akademik araştırmalara göre,  ‘ekran zamanı’ ile ‘açık havada gerçekleşen fiziksel aktivite’ arasında doğrudan bir ilişki bulunmuyor. Kanıtlar, açık hava oyunlarının zaman içinde giderek azalmasına neden olan başka faktörlerin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Aynı haberde yer alan başka bir tavsiyeye göre 10-12 yaşa kadar çocukların eline tablet verilmemesi gerekiyor. Oysa, Amerikan Pediatri Akademisi’nin 2×2 kuralına göre iki yaşından küçük çocukların dijital ekranla karşılaşmamaları, iki yaş üzeri çocukların ise dijital ekran karşısında kalma sürelerinin iki saatle sınırlanması gerekiyor. Londra Ekonomi Okulu’ndan Profesör Sonia Livingstone’a göre, çocukların medya araçları ile kurdukları ilişkide mutlak yasaklara ihtiyaç yok, ssas göz önünde bulundurulması gereken, çocukların medya ilişkilerini hangi bağlamda ve ne tür içerikler üzerinden kurdukları. Bu nedenle dijital medyayı çocukların dünyasından çıkarmaya yönelik öneriler, çağımıza uyum sağlayabilecek türden veya çocukların geleceği açısından sağlıklı gözükmüyor.

Kısacası, çocukların dijital medya kullanımı hakkında önyargılara ve kanıtlanmamış bulgulara göre hareket etmek onları korumanın aksine, dijital teknolojilerin onlara sunduğu olanaklardan faydalanamamalarına yol açabilir. Doğru yönlendirmeler ile kullanıldığında dijital teknolojiler, çocukların dijital iletişim becerilerini geliştirmelerine, sosyal çevrelerinin gelişmesine ve yaratıcılıklarının artmasına olanak sağlayabiliyor. Dijital iletişim araçları, tek başına yararlı veya zararlı değildir bu nedenle ortaya çıkan etkilere farklı açılardan bakabilmek ve konuyla ilgili içerikler hazırlarken ebeveynleri endişelendirmeden doğru bilgilendirmek gerekiyor.

Leave A Comment