Çocuklar İçin Ekran Süresi: Doğru Dengeyi Kurmak

Çocuklar İçin Ekran Süresi: Doğru Dengeyi Kurmak

Yazan: Alicia Blum-Ross, Sonia Livingstone Çeviren: Derya Özbalcı, Birol Şevki Tavlı Dijital ödev platformlarından arkadaşlarla yapılan görüntülü sohbetlere, uzaktan çalışma

Yazan: Alicia Blum-Ross, Sonia Livingstone

Çeviren: Derya Özbalcı, Birol Şevki Tavlı

Dijital ödev platformlarından arkadaşlarla yapılan görüntülü sohbetlere, uzaktan çalışma özelliğinden aile WhatsApp gruplarına kadar sayısız alanda dijital medya, hem çocukların hem ailelerin hayatının bir parçası haline geliyor. Ebeveynler her ne kadar kendi özel zamanlarında, çalışırken ve çocukları ile zaman geçirirken dijital medyadan faydalandıklarını belirtseler de, bu nesildeki birçok ebeveynin ekran başında geçirilen zamanı endişe verici buldukları dikkat çekiyor.

“Ekran süresi” kendi içinde iyi ya da kötü değildir; ancak ekrana dayalı teknolojiler yoluyla milyonlarca farklı oluşum, etkileşim, yaratım ve öğrenme biçimini anlatmanın özlü bir ifadesidir.

Konuyu biraz daha açmak için, Connected Learning Alliance ile birlikte çalışarak, ebeveynlerin, ‘’ekran zamanı’’ korkularının kökenini ortaya çıkaracak bir tablo oluşturduk. Amaç, ebeveynlerin kendi aileleri için doğru denge kurmalarına ve dijital medyayla olan etkileşimleri sonucunda kendilerinin ve çocuklarının ne kazandığı ya da kaybettiği hakkında soru sormalarına yardımcı olmaktı. Birçok ebeveyn, yeni çağın getirdiği teknolojik yenilikleri kullanma becerisi kazanma fikrinden hoşlanıyor ve bazıları, çocuklarını kod yazmayı öğrenmek, dijital becerilerini geliştirmek ve Minecraft gibi popüler oyunlar yoluyla akranlarıyla vakit geçirmek konusunda teşvik ediyor. Ancak çoğu, çocuklarının çevrimiçi platformlarda yaptıklarının güvenli, üretken, eğitici veya iyi olup olmadığına dair rahatsız edici sorular içinde sıkışmış durumda.

Tablonun Amacı:

  1. Ebeveynlerin, çocuklarının dijital medyadan neler öğrenebilecekleri ve çevrimiçi dünyada nasıl yaratıcılık gösterebilecekleri hakkında bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olmak.
  2. Ebeveynlerin az çok “normal” ve endişe verici kullanımı birbirinden ayırt etmelerine yardımcı olmak (Buna dair pratik soruları aşağıda görebilirsiniz).
  3. Çocukların dijital medyayı olumlu ve güvenli şekilde kullanmaları konusunda ebeveynlerin daha ayrıntılı bilgi edinebilecekleri pratik kaynakları belirtmek.

Önemli olan, ebeveynlere kaliteli içeriğin ne olduğunu söylemek değil, onları dijital medya hakkında gelişigüzel ve anlık tepkiler vermenin ötesinde daha bilgili davranmaya teşvik etmek. Bunu akılda tutarak, şunları vurguluyoruz:

  • Uzmanlar, dijital medyanın her zaman zararlı olduğu ve kısıtlanması gerektiği konusunda hemfikir değiller. Ayrıca çocuklarına ekran başında zaman geçirmek için izin vermenin, bir ebeveyni “kötü bir ebeveyn’’ yapacağını da kabul etmiyorlar.
  • Aslında araştırmalar, ebeveynler internet kullanımını kısıtladıklarında çocukların daha az riske maruz kaldıklarını; ancak bu durumun onları yeni fırsatlar yakalamaktan da alıkoyduğunu gösteriyor.
  • Kendi dijital becerilerini geliştirmeye açık olan, teknoloji korkularının önüne geçen ebeveynler, dijital medyanın sorunlu yönleri ile bir şekilde ve kaçınılmaz olarak karşılaştıkları zaman, çocuklarına bu konuda daha fazla yardımcı olabilirler.
  • Ebeveynler, çocuklarına “Ekranı kapat!” demek yerine, onların yaptıkları, öğrendikleri ya da başa çıkmaya çalıştıkları şeyler hakkında konuşmanın ve paylaşmanın yollarını arayabilirler.

Çocukların ekran karşısında geçirecekleri süre her zaman net olarak ifade edilemez; ancak vaktin nasıl değerlendirildiğine,erişilen içeriğin ne olduğuna ve ne tür etkileşimleri pekiştirdiğine veya pekiştiremediğine bağlı olarak büyük ölçüde değişiklik gösterir. Aslolan, ebeveynlerin bunu görmelerine ve umutları ile korkuları arasında bir denge kurmalarına yardımcı olmaktır

 

Çocuklar İçin Ekran Süresi: Doğru Dengeyi Kurmak

Ekran zamanı korkusuna son vermenin tam zamanı. Hızlıca değişen bir dünyada yaşıyoruz ve gençlerin yirmi birinci yüzyılın dersliklerinde ve işyerlerinde başarılı olabilmeleri için dijital becerilere ihtiyaçları var.

Ebeveynler, eğitimciler ve karar vericiler; çocukların çevrimiçi deneyimlerinin güvenli ve değer katıcı olmasını sağlamakla yükümlüdürler.

 

Çocuklar İnternette Ne Öğrenirler?

Okuma Yazma ve Sanat

Popüler video oyunlarında kullanılan dil seviyesi, ortalama olarak 12. sınıf okuma seviyesine denk gelmektedir ki bu da gazete metinlerinin seviyesinin dört katıdır. Gençler yazma ve sanat becerilerini Wattpad ve DeviantArt gibi ücretsiz siteler aracılığıyla geliştirebilirler.

İlgi Alanlarında Uzmanlaşma

Gençler eğitici ve eğlendirici internet siteleri yoluyla ilgi alanlarının ve isteklerinin peşinden gidiyorlar. Örneğin Youtube’a girip daha iyi fotoğraf çekmeyi, yemek yapmayı, karmaşık bir oyun kılavuzunu çözmeyi, yeni bir dili, inançları, bilimsel deneyler yapmayı, dünyadaki hayvan türlerini, müzik aleti çalmayı ve çok daha fazlasını öğrenebiliyorlar.

 Yirmi Birinci Yüzyılın Becerileri

Gençler cep telefonu, tablet, bilgisayar kullanıp çeşitli uygulamalara ve oyunlara erişim sağladıkça yirmi birinci yüzyıl için gerekli olan iletişim, yaratıcılık, sorumluluk, dirençlilik, yeniliklere açıklık ve medya okuryazarlığı gibi alanlarda becerilerini geliştiriyorlar.

Yurttaş Katılımı

Gençlerin, yurttaşlık bilinciyle söz almalarını sağlayan, gerek resmî (Birleşmiş Milletler Gençlik Programı gibi), gerekse sivil topluma ait (The Harry Potter Alliance gibi) birçok çevrimiçi site var.

Teknik Beceriler

300 milyondan fazla genç, MIT’nin Scratch sitesi gibi ücretsiz siteler sayesinde kodlamayı ve bilgisayar programlamayı öğreniyor.

Sınavlara Hazırlık

Milyonlarca öğrenci Khan Academy, Collage Board ve diğer bilimsel organizasyonların siteleri ya da uygulamaları sayesinde standartlaştırılmış çevrimiçi hazırlık kurslarından yararlanma şansına sahip oluyor.

Nitelikli Ekran Süresi

Araştırmalar, ekran başında geçirilen süreyi kısıtlamanın, çocukları siber zorbalık gibi zararlı temaslardan tek başına korumadığı gibi, ebeveyn kurallarının geçiştirilmesine yol açtığını da gösteriyor.

Ekran süresine yönelik kısıtlamalar; çocuklarınızın çevrimiçi katılım ve öğrenme fırsatlarını doğrudan etkiler.

Bunun yerine, çocuğunuzun ekran başında geçirdiği sürenin niteliğine odaklanın. Çocuğunuz ekranları nasıl, nerede ve ne amaçla kullanıyor? Bu zaman dilimi, onun ilgi alanlarına ve arkadaşlıklarına yardımcı oluyor mu? Elbette ekran süresinin, çocuğunuzun yaşadığı öğrenme eksikliği, uykusuzluk ve hareketsizlik gibi sorunlarla bağlantılı olup olmadığı hakkında kuşkularınızın olması doğaldır; fakat unutmayın ki bu sorunların başkaca sebepleri de olabilir.

 

Neler Yapabilirsiniz?

  • Çocuklarınızla çevrimiçi ortamda neler yaptıkları ve kimlerle etkileşime geçtikleri hakkında konuşun.
  • Çocuklarınızdan, aile içerisinde uyulacak kurallara ve düzene katkı sunmalarını isteyin, görüşlerine saygı gösterin.
  • Dijital medya hakkında olumsuz ifadelerden (“Şunu yapamazsın”, “Ekranı şu saatte kapatmalısın” gibi) ziyade, olumlu ifadeleri (“Şunu yapabilirsin”, “Şöyle yapmak iyidir” gibi) daha fazla kullanmaya çalışın.
  • Ekran süresi hakkında endişeleriniz varsa kendinize sorun:
  • Çocuğum fiziksel olarak sağlıklı mı, yeterince uyku uyuyor mu?
  • Çocuğum çevrimiçi ve dışında aile bireyleriyle ve arkadaşlarıyla toplumsal ilişkiler kuruyor mu?
  • Çocuğum okulla bağı güçlü mü, derslerinde başarılı mı?
  • Çocuğum hobilerini ve ilgi alanlarını (herhangi bir şekilde) takip ediyor mu?
  • Çocuğum dijital medyayı kullanırken eğleniyor ve öğreniyor mu?

 

Dijital medyanın sorunlu kullanımından söz edebilmek için, yukarıdaki soruların çoğuna “hayır” yanıtını vermiş olmanız gerekir.

  • Teknolojinin bir araç olduğunu vurgulayın ki asıl önemli olan onu nasıl kullandığınız olsun. İnterneti bir araç olarak nasıl kullandığınızı, ondan nasıl yararlandığınızı ve ne tür sorunlarla karşılaştığınızı çocuğunuza anlatarak kendi deneyimlerinizi onunla paylaşın.

Amerikan Pediatri Akademisi Öneriyor:

Kendi ailenize özgü bir medya kullanma planı oluşturun. Bu planın içerisinde, çocuklar ve ebeveynleri için uyulacak kurallar ve dijital medyasız zamanlar da belirlenmiş olsun.

Ebeveynleri, çocuklarının medya kullanımının belirleyicisi, denetleyicisi ve gözetleyicisi gibi düşünmektense, ebeveynlerin kendilerini, çocuklarının “medya danışmanı” gibi görmeleri gerekir.

 

Yazının İngilizce orijinali: https://dmlcentral.net/screen-time-kids-getting-balance-right/

1 Yorum

Yorum Bırakın