YAZANJeremy Blackman

ÇEVİRENSezin Katalon

“Çocuklara ve ergenlere internet güvenliğini nasıl aktarabilir ve hangi yöntemlerle dijital okuryazarlık oranını arttırabiliriz?” sorusuna yanıt bulmak için geliştirilen bir yazılım: Dijital Ehliyet.

Avustralya’daki ilkokullarda yıllardır uygulanan bir yazma pratiği var: Tükenmez/dolma kalem ehliyeti. Öğrencilerin el yazıları okunabilir niteliğe geldikten sonra kurşun kalem kullanmaktan “mezun olup” mürekkeple yazmaya geçebiliyorlar. Bu konsepti düşünerek çocukların dijital dünya ile ilişkilerini anlamaya çalışan Avustralyalılar, Dijital Ehliyet (Digital Licence) programını geliştiriyor. Çıktığı ilk günden itibaren oldukça popüler olan program, Avustralya’daki tüm okulların %22’si tarafından kullanılıyor. Singapur ve Hong Kong’daki İngilizce eğitim veren okullara ve daha özelleştirilmiş bir sürümüyle de Yeni Zelanda’ya dahi yayılmış durumda.

Bilgisayarlara kurulan eSmart programlarına bir ek olarak tasarlanan Dijital Ehliyet’in altyapısı öğretmenlere, psikologlara, hukukçulara ve elbette gençlere danışılarak oluşturulmuş. Özetlemek gerekirse, internet güvenliği hakkında kapsayıcı bir ders programı olarak tasarlanan program, her birinin  sonunda küçük sınavları olan sekiz modüle ayrılmış.

Çocuklar hangi uyarılara yanıt veriyor?
Genelde çocuklara ve gençlere internet güvenliğini anlatırken “yapılmaması gerekenler” başlığı altında listeler sunuluyor. Örneğin; şifreni kimseyle paylaşma, gizlilik ayarlarını kontrol et, rahatsız edici mesajları engelle ve şikayet et; gibi cümleler bu listelerin maddelerini oluşturuyor. Çocukların ve gençlerin dijital dünyalarını düşününce, bu direktifler yetersiz kalıyor.

Avustralya’da çevrimiçi eğitim kaynaklarından biri olan Alannah & Madeline Vakfı’ndan Jeremy Blackman, komedinin ciddi mesajlar verirken bile kullanılabildiğini ve bu sayede kitlelere ulaşılabildiğini söylüyor. Bu komedinin dozu iyi ayarlandığında, gülünç olmanın yerine, hem çocuklar hem yetişkinler tarafından keyifle okunan metinler yaratılmış oluyor. Mesela, programda bulunan sözlükte, sıkça karşılaştığımız çerez* kelimesinin açıklaması olarak internetteki anlamının yanı sıra “içinde fındık fıstık olan yiyecek grubu” gibi esprilere yer verilmiş.
*Çevirenin notu: Metnin orijinalindeki “cookie” kelimesinin Türkçe karşılığı olarak kullanıldı.

Çocuk mağdur değil kahraman olmalı
Çocuklar, kendilerinin yetersiz olarak görüldüğü ve bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duydukları senaryoları sevmiyor. Bunun yerine “ailenin kahramanı” gibi bir pozisyon çocukların kendilerine olan güvenlerini de arttırıyor. Programdaki “Gizliliği Koruma” modülünün senaryosu, tam da bu şekilde çocukların yetişkinlere yardım edişini konu alıyor: “Babanız yeni bir işe başvuracak ve patronlarının gözüne kötü gözükmemesi için sosyal medya hesaplarını temizlemesinde sizden yardım istiyor” cümlesi, öğreneceği yetenekler sayesinde çocuğa güvenilebileceğini aşılıyor. Bu yaklaşım sayesinde program 13 yaş altı kullanıcılara sosyal medya güvenliğini öğretebiliyor.

Dijital Ehliyet, sekiz modülünde de senaryoları yazarken dijital dünyada yaşanabilecek sorunların tek bir cevabı olmadığının da altını çiziyor. Programdaki senaryoların çoğunun cevabı çoktan seçmeli ve birden fazla doğru yanıtı kabul edebiliyor. Çocuklara harekete geçmeyi öğretirken, yaptıklarının sonucunda olabilecekleri de gösteriyor. Çevrimiçi hareketlerinin sonucunda kendilerini veya başkalarını riske sokup sokmayacağı, bir arkadaşına veya güvendiği bir yetişkine ne zaman danışması gerektiğini de öğretiyor.

Bu çoktan seçmeli cevaplar ve kapsamlı senaryolar en çok da 13 yaş ve üzeri programda yer alan “İlişkiler” modülünde işe yarıyor. Modülde, gençlere eski erkek/kız arkadaşlarından cinsel içerikli bir mesajın geldiği ve arkadaşlarının bu mesajı paylaşmaları için çok ısrar ettiği bir senaryo sunuluyor. Cevap seçenekleri ise şu şekilde; arkadaşlar ilgisini kaybedene kadar geçiştirmek, arkadaşlarına yanlışlıkla sildiğini söylemek, onlara özel mesaj yoluyla bu içeriği iletmek ve yüzünü resimden çıkarıp sosyal medyada paylaşmak. Gençler istedikleri seçeneği işaretledikten sonra geribildirim olarak hangi seçeneğin diğerinden daha iyi olduğunu görebiliyor ve program, doğru tek bir cevap kabul etmek yerine yönlendirmeyi tercih ediyor. Bu senaryonun sonunda ise hiçbir cevap seçeneği, alınan mesajı alenen paylaşmayı savunmuyor, böylece en yanlış hareket bir seçenek olarak bile sunulmamış oluyor.

Dijital Ehliyet’i gelecekte neler bekliyor?
Programın Yeni Zelanda’ya da yayılmasıyla birlikte 13 yaş altı (10-12) ve 13 yaş üstü (13-15) çocuklara uygun iki ayrı ürün mevcut. Dijital dünyanın daha küçük yaş grupları için oluşturduğu riskleri de göz önünde bulundurarak, daha erken yaşta kullanılabilecek bir ürün oluşturulması düşünülüyor.

Kaynak: London School of Economics Blog http://blogs.lse.ac.uk/parenting4digitalfuture/2017/10/18/digital-drivers-licence/

Yorum Bırakın