Ezber Bozan Yeni Nesil: Z Kuşağı

YAZANBaşak Tunçalp

Teknosa’nın Dijital Topuklar Zirvesi için hazırladığı araştırma raporunda “Z Kuşağı”nın dijital medyadaki yolculuğu, davranışları ve tercihleri ortaya çıktı. 3 aylık bir sosyal dinleme çalışmasının ardından 7-16 yaş aralığındaki çocuklardan toplanan 1.6 milyon veri incelendi. Araştırmada sosyal medya, web site ve forumlardaki farklı mecralar baz alındı. Çocuk yaşta çok yorum alıp, ilgi görerek “Fenomen” olmuş 100 çocuk takip edildi.

Günümüzde en çok merak edilen sorulardan biri ise yeni nesil çocukların dijital medyayı en çok hangi cihaz üzerinden tükettiğidir. Çocukların %62’si cep telefonu, %8’i tablet, %30’da desktoptan dijital medya kullanıyorlar. Varlık göstermeyi en çok sevdikleri mecra %97 ile Youtube, Instagram ise bunun yanında %3’lük tercih edilme oranıyla çok düşük çıkıyor. Fenomen kavramı sosyal medyada olarak ilk Youtube’dan çıktığı göz önünde bulundurulduğunda,  günümüzde gelinen noktadan ortaya çıkan sonuç mantıklı gelmeye başlıyor.

Dijital mecralardaki ilgi alanlarına bakıldığı zaman 9-16 yaş arası çocukların %38’i oyun, 8-16 yaş arası çocukların %34’ü vlog, 7-13 yaş arası çocukların %19’u sosyal hayat, 2-12 yaş arası çocukların %6’sı oyuncak, 7-12 yaş arası çocukların %3’ü çocuk kanalları ile ilgileniyor. Bu verilere bakıldığında çocuğun yaşı artıkça teknolojiye dönerek daha fazla dijitale ilgi duymaya başladığı görülüyor. İçerik tüketimlerinde gündem-vlog %34 oranıyla en başta geliyor. Bunun yanında %27 oranında  günlük aktivite, %24 oranında oyun, %9 oranında masal ve %6 oranında şaka-challenge geliyor. Z kuşağı çevresine diğer bütün nesillerden daha duyarlı, yaşadığı dünyanın iyiliğini ve gelişimini düşünen bir nesil. Gündemle ilgili içerikleri çok fazla tüketmesi kendi kuşağının en büyük özelliğine ayna tutuyor.

Z kuşağı içinde en popüler olan uygulamalar; %42’lik oran ile Steam, %29’luk oran ile Twitch, %17’lik oran ile  Musically ve  %12’lik oran ile Shazam. Bununla birlikte artık dünya, “gaming”le ilgili içerik üretiminin ne kadar önemli olduğunu konuşurken herkes oyunlarla ilgili içerik üretiminin bir kısmından yakalamaya çalışıyor. “Gaming” yani oyun konusunda en profesyonel olan kuşak tabii ki dijital nesil olarak bilinen Z kuşağı. Z kuşağının en çok oynadığı oyun listesinde %38’le League  of Legends ilk sırada, onu takip edenler oyunlar ise %21  ile GTA V, %19 ile  Minecraft, %15 ile  CS GO ve %7 ile Metin2.

Z kuşağındaki fenomenlerin fanlarıyla iletişimleri de doğal olarak en hızlı ve eş zamanlı şekilde dijital medya kanalı ile gerçekleşiyor. Fenomenlerin kendileriyle iletişim kurmaları Z kuşağı için oldukça önem teşkil eden bir durum. Kuşağın en değer verdiği şeylerden biri gerek marka gerek fenomen konusunda ulaşılabilirlik, bundan dolayı da  bir fenomen ulaşılabilir olduğunda aynı zamanda samimi görünerek fanlarını kendisine daha sadık yapıyor. Fenomenlerin %56’sı yaptıkları paylaşımlarına gelen yorumları like ediyor, %15’i ise teşekkür içerikli cevaplar yazıyor. Fenomenler dijital medyada içerik olarak genellikle slime, popüler oyunlar, challenge, şaka, okul rutinim, çantamda ne var ve makyaj konularını tercih ediyor. Bu içerik çekimlerinin %84’ünü evde ve %16’sını da ev dışında yapıyorlar.

Fanlarıyla iletişim kurarken onları gücendirmeden, kendisinden uzaklaştırmadan, mesafeyi kırarak aynı zamanda hem samimi hem seviyeli bir dil kullanmaları çok önemli bir etken. Fenomenlerin  %35’lik oranı plansız spontane ve mizah şeklinde konuşmayı tercih ediyor. Ayrıca %28’i heyecanlı, %25’i ikili (bire-bir), %6’i bilgilendirici ve %6’sı da çok samimi konuşmayı tercih ediyor. Fenomenler iletişim konularının %37’sini kendi içeriğinden doğrudan üretiyor, %37’sini ailesi yönlendiriyor ve %26’sı da  bu işi profesyonel yapan insanlar tarafından yönlendiriliyor. Yetişkinlerin %68’i fenomenleri kınıyor, %17’si bu işi para amaçlı yaptıklarını düşünüyor, %12’si kötü örnek olduklarını düşünüyor, %3’ü ise psikolojilerinin bozuk olduğunu iddia ediyor.

Dijital medyanın en genç kullanıcıları olan Z kuşağı için öngörülen bazı tehlikeler var. Z kuşağının bu dijital platformda yer alması diğer insanların gözünden çoğunlukla “sınırsız bir dünyada bulunan savunmasız çocuklar” algısını da beraberinde getiriyor. Bu algı ile birlikte yetişkinlerde %77 oranında çocukların dijital medya üzerinden kullanılması korkusu, %13 oranında içeriklerden psikolojik açıdan kötü etkilenmek veya siber zorbalık kaygısı ve %10 oranında dijital medyaya bağımlı hale gelme tehlikesi düşünceleri oluşuyor. Dijitalde görülen tehlikelerin kadın ve erkek aklında farklı bir ayrımı da var. Erkeklerin %53’ü çözüm odaklı, tacizlere karşı sert ve özellikle kız çocuklarına karşı koruyucular, küçük yaştaki çocuklarının sosyal medyada olmasından rahatsızlar. Kadınların da %47’si çocukları konusunda kontrol ve eğitim yanlısı, dijital medyanın psikolojik etkileri konusunda duyarlılar ve bu platformdaki yabancılarla olan iletişimlere karşı endişeliler.

Son olarak dijital dünyanın içinde fazlasıyla yer almak; neredeyse onun içinde yaşamak, çocukların sosyal hayatlarına da etki ediyor. Dijital medyadan dolayı sosyal hayatında asosyal olan (sosyallik durumu bozulan) çocukların oranı %30 iken, aile içi iletişim ve kültürel değişimlerden etkilenenlerin oranı  %11 olarak gözlemleniyor. Dijital medyanın okul hayatına etkisi %22 oranında, gelişim ve eğitime katkısı ise %37 oranında görülüyor.

Yorum Bırakın