‘Yeni Gelenek, Dijital Gelecek’ Semineri Bilgi Üniversitesi’nde Gerçekleşti

YAZANDila Naz Kelekçi Ayça Sarıyıldız

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Programı son sınıf öğrencilerinin ajansı Publica İletişim tarafından düzenlenen Yeni Gelenek Dijital Gelecek Semineri Santral kampüsünde 13 Aralık 2017 Çarşamba günü gerçekleşti. Öğretim görevlisi Emel Göral koordinatörlüğünde hazırlanan semineri Dijital Medya ve Çocuk ekibi olarak takip ettik. 

“Dijital kabileler, dijitalin gelenekleri ve yazılı olmayan kuralları nelerdir? Çocuklar için hak temelli bakış açısından dijital dünyada güvende kalmanın yolları” temasıyla gerçekleşen seminerde açılış konuşmasını Halkla İlişkiler duayeni Betül Mardin’in yaptı. Aralarında Dijital Medya ve Çocuk Koordinatörü Esra Ercan Bilgiç’in de yer aldığı alanında uzman kişiler konuşma yaptı. 

“Dijital Dünya’da Çocuk Olmak”

İlk oturum olan “Dijital Vatandaşlık ve Dijital Hayat” ardından Yeni Gelenek Dijital Gelecek Semineri’nin ikinci oturumu “Dijital Dünyada Çocuk Olmak”ta Prof. Dr. Ferhan Odabaşı, Yrd. Doç. Dr. Esra Ercan Bilgiç, film eleştirmeni, gazeteci, senarist Burak Göral ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka konuşma yaptı.

Prof. Dr. Ferhan Odabaşı

Artık her ev internet kafe.”         

Odabaşı çocuk ve teknoloji birlikteliği üzerine kapsamlı bir konuşma yaptı. Kendisinden örnekler vererek akademisyenlerin bu konu üzerindeki rollerinden bahsederken, senelerce internet kafeleri daha faydalı yerler yapmak için uğraştığını belirten Odabaşı,sözlerini bitirirken günümüzdeki mahremiyet duygusunun özellikle çocuklar için sıfırlandığına bu doğrultuda onlara yönelik yapılan her şeyin son derece özenli olması gerektiğine dikkat çekti.

Medyatize olmuş günlük hayatta çocukların dijital medya kullanımı aile içi iletişimle desteklenmeli

İkinci oturumun devamında proje koordinatörümüz Yrd. Doç. Dr. Esra Ercan Bilgiç, çocuk ve ailelerin günlük hayatlarının medyatize olduğunun altını çizdi . Medyatizasyon sürecinin günümüzde aile ilişkilerine de yansıdığını belirterek, yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Bilgiç, anaokulu çağındaki çocukların anne babalarıyla gerçekleştirdiği mülakatlar sonucunda genel olarak çocukların tabletle başbaşa bırakıldığını, anne babaların dijital medya kullanımı sırasında çocuklarıyla etkileşimli iletişime girmediklerini ve çocukların maruz kaldıkları içeriklerden haberdar olmadıklarını tespit ettiğini belirtti. Anne babalardan genellikle “Rastgele bir şeyler açıyorum” yanıtı aldığını söyleyen Bilgiç, çocukların dijital medya kullanımının aile içi etkileşimli iletişimle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Esra Ercan Bilgiç

Çocukların dijital medya kullanımı

Bilgiç, birçok ebeveynin kafasında soru işareti olan çocukların tablet kullanımı konusu için; “Mutlak doğrular ve mutlak yanlışlar yok. Önemli olan içerik.” sözlerini kullandı. Çocukların yoğun şekilde YouTube izlediğini belirten Bilgiç, denetimsiz kullanıldığında bu platformun çocuklara uygun bir yer olmadığını belirtti.

Çocukların dijital medya kullanımında en önemli noktanın denge olduğunun vurgulandığı seminerde, teknolojinin çocukların günlük hayatlarında öğrendiklerini pekiştirmek için kullanılması, gerçek tecrübelerin yerine geçmek için kullanılmaması gerektiği mesajı verildi.

Seminerin sonlarında doğru sözü alan film eleştirmeni, senarist Burak Göral “Çocuklara Filmler Üzerinden Hayatı Anlatmak”, konuşmasında, kendi yaşamında oğlu ile filmleri nasıl izleyip deneyimlediğini, bunu onunla ortak bir aktiviteye dönüştürerek hayatına ne kattığını sorguladığını belirtti.

Filmlerde bulunan yaş sınırlamalarına dikkat çeken Göral, sınırlamalara rağmen istedikleri filme girebilen çocuklardan bahsedip bu konudaki eksikliğe dikkat çekti. Ek olarak ebeveynlerin her filmin afişinde bulunması zorunlu olan yaş sınırlamalarına dikkat etmelerinin önemini vurguladı.

“Dijital Vatandaşlık ve Dijital Hayat”

İlk oturum “Dijital Vatandaşlık ve Dijital Hayat”Ercüment Büyükşener, Yaprak Yapsan, Av. Gökhan Ahi, Prof. Dr. Filiz Aydoğan Boshele ve Funda Güleç Yalçın konuşmalarıyla gerçekleşti.

Dijital’de durumsal doğrular mevcut

“Dijital Vatandaşlık, Sosyal Medya’da Paylaşımlar, Nitelik mi? Nicelik mi?” konuşmasında Ercüment Büyükşener dijitalleşmenin bir devrimden çok bir evrim olduğuna değinerek, bu bağlamda mutlak doğrular değil, durumsal doğrular olduğunu belirtti. Dijitalleşmenin devam ettiğini, evrimleştiğini ve tamamlanmadığını belirten Büyükşener “Dijital her gün değişiyor ve her gün yeni bir şey katıyor, mutlak doğrularla hareket ettiğim anda kaybetmeye mahkumum.” olarak ekledi.

Sosyal medyanın gücü “Eğitilmek, eğitilmek, eğitilmek.”

Yaprak Yapsan, “Dijital Liderlik ve Sosyal Medya’nın Gücü” konuşmasına, “Hayatımı dijital değiştirdi.” sözleri ile başladı. Dijital liderlik ve sosyal medyanın gücününün bir eko sistem yaratmak olduğunu belirten Yapsan, her gün aktif öğrenme ile ilgili kendine dair listeler yaparak sosyal medyayı kullandığını belirtti.

Dijital veri bırakmak yeni ayak izi

İlk oturumun üçüncü konuşmacısı olan Av. Gökhan Ahi, dijital medyanın yazılı olmayan kurallarına değindi. Günlük hayatta sürekli olarak veri bıraktığımızı, veri tükettiğimizi ve ürettiğimizi belirten Ahi; “Sadece, evden çıkıp buraya geliyor olmanızla ilgli bile dünya kadar veri kaydedildi. Trafik sensörleri, yüz tanıma sensörleri var, sürekli bunlar internete bağlı ve bizimle ilgili veri kaydediyor.”. Veri tüketme-üretme konuları üzerinde de duran Gökhan Ahi; “Sosyal medya müthiş bir ayak izi bıraktığımız bir kaynak.” olduğunu da belirtti.

Av. Gökhan Ahi’nin konuşmasında dikkat çeken diğer bir nokta ise ailelerin çcuklarının hayatlarını sosyal medyada paylaşması ile gelecekte çocukların gizliliği konusunda yaşabileceği sorunlar oldu. Çocukların büyüyünce yasal yollarak başvurarak özel hayatlarını ifşa eden aileleriyle sorunlar doğabileceğini belirtti

Medya okur-yazarlığı seminerde konuşuldu

Prof. Dr. Filiz Aydoğan Boshele daha akademik bir bakış açısı ile medya okur-yazarlığı üstüne konuştu. ”2015 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına göre öğrencilerin %44 ü kitap okumadıklarını, %74.7 si sinema ve tiyatroya gitmediklerini belirtiyor” veriler üstünden konuşan Aydoğan medya okuryazarlığının amacı: medya mesajlarını doğru okuyan bilinçli kamuoyu oluşturma olduğunu belirtti.

Kadınlar sosyal medyada çok güçlü, çok renkli

“Sosyal Medya’da Cinsiyet Eşitliği/Eşitsizliği? Sosyal Girişimcilik” konuşması ile Funda Güleç Yalçın ilk oturumunun son konuşmacısıydı. Sosyal medya platformlarının cinsiyet dengesine değinen Yalçın, sosyal medyanın kullanım alanı olarak güçlenmesinin kaynağı olarak kadınları gösterdi. Sosyal medya da kadınların çok güçlü olduğunu belirten Yalçın, erkeklerin daha süprize kapalı olduğunu, “Google”cı bir yapıda dijital medyada var olduklarını verileriyle belirtti.

Serbest Dijital Kürsü’de dijital deneyimler yer aldı

İlk oturum sonunda gerçekleşen Serbest Dijital Kürsü kapsamında konuşma yapan ilk konuk yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan oldu. İçinde bulunduğumuz zamanı bir temsiller dünyası olarak tanımlayan Kopan, “Mutlak değil, muğlak bilgi çağında olduğumuzu unutmamalıyız. İletişim araçlarının kullanım oranları bugün hala hepimizi şaşırtıyor. Oysa ki çocuklar şaşırmıyor, onlar üretmeye devam ediyor. Hayatımızın en büyük kurmacasını yaşıyoruz. Gerçeklik ekseni üzerinde konuşmamız mümkün değil. Artık hepimiz kurguladığımız dünyanın başrolüyüz, yeni bir varlık oluşturuyoruz ve bunu pazarlıyoruz. Kaç like aldığımız hayatımız oluyor.” şeklinde konuştu.   

Gazeteci Rahşan Gülşan’ında konuşmacılar arasında yer aldığı seminerde Gülşan, yaşadığı tecrübeler doğrultusunda dijital çağı yorumladı. Sözlerinde kağıda dökerek anlatılan hikayenin kameraya aktarılan bir dönemde olduğumuzu belirtti. Son olarak dijital çağda hayatta kalmak için doğru tutunmak gerektiğini de ekledi. 

Serbest Dijital Kürsü’nün bir diğer konuşmacısı olan radyo ve TV programcısı Ceyhun Yılmaz ise, iletişim araçlarının ilk zamanlarından günümüze dek olan eğlenceli yolculuğundan bahsetti.

Yorum Bırakın