Pedagog Semra Yirmidokuz: Çocukların Dijital Medya Kullanımında İç Disiplin Oluşturulmalı

RÖPORTAJI GERÇEKLEŞTİRENBaşak Tunçalp

 

Semra Yirmidokuz kimdir?

Semra Yirmidokuz, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi şu anki adıyla Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Bölümünden mezun uzman bir pedagog. Çocukların dil gelişimi, sosyal gelişim, küçük kas becerileri, büyük kas becerileri, ruh sağlığı gibi gelişim alanlarını değerlendiriyor. Ev öğretmenliği ve çocuk danışmanlığı hizmeti veren ‘Matüre’nin kurucusu.

Pedagog Semra Yirmidokuz

Artık her şeyin teknoloji altyapılı olduğu dünyada yeni bir jenerasyon, dijital bir kuşak var. Çocukların dijitalin bu kadar içinde olmasıyla ilgili yorumlarınız neler?


0-3 yaş döneminde çocukların mümkün olduğu kadar teknolojik aletlerle ilgilenmemesini istiyoruz. Ailelerde şöyle bir yaklaşım var; “Çocuk yemeğini yemiyor biz bunun eline tableti verelim o oyalanırken bir yandan da yemeğini yedirelim”. Doğru olan zaten sizin projenizin sloganındaki gibi yasaklamadan yönlendirerek, yol göstererek dijital medyayı kullanmasını sağlamak. Diğer şekilde çocuğu duyarsızlaştırıyorsunuz. Yetişkin olduğunda çevresinde bir sürü şey oluyor, çocuk bunlara duyarsız kalıyor. Çünkü ekranı seyrederken yemek yedirildiği için onun nefes almasına, beslenmesine zaten müdahale ediliyor.


“Çok zorda kalırsa ebeveynler, illa bir şey seyrettirmeleri gerekiyorsa çocuklarının kendi videosunu çekip onu izletsinler hatta onlarla birlikte izlesinler.”

4-5 yaş sonrası çocuklarda ailelerin bilinçli yönlendirmeleriyle dijital medya kullanımı bir sıkıntı yaratmıyor. Fakat bu teknolojiler bağımlı çocuklar için öğrenilmiş bir davranış haline de gelebiliyor. Çocuğun 0-3 yaş arası gerçek iletişimi öğrenmesini sağlayıp, temelini iyi oturttuktan sonra bu teknolojilerin bir zararı olmaz. Bu iş tamamen ailenin konudaki bilinciyle alakalı. Çok zorda kalırsa ebeveynler, illa bir şey seyrettirmeleri gerekiyorsa çocuklarının kendi videosunu çekip onu izletsinler hatta onlarla birlikte izlesinler. Bu şekilde çocuk öğrenmeyle ilgili farkındalık yaşıyor. Dijital medyayı şartlı ödüllendirme unsuru olmaktan da çıkarmış oluyoruz. Ailelerin kendi çektikleri videolar gerçek hayat olup akışı da gerçek hayata göre gittiği için çocuk videolardan gördüğünden farklı bir hayatla karşılaşmak zorunda kalmıyor ve ambale olmuyor.

“Çocuklar anne babalarını aynalıyor.”

Sizden çocuğuyla birlikte danışmanlık alan bir çok aile var. Ebeveynlerin dijital medya ile ilgili duruşları nasıl ?


Çocuklar anne babalarını aynalıyor. Onun için 0-3 yaş döneminde anne ve babanın mümkün olduğu kadar daha doğal ortamında çocukla ilgilenmesi gerekli. Her an telefonu kulağına alırsa, çocuk orada oyun oynarken sürekli tabletiyle ilgilenirse çocuk doğal olarak ona merak sarıyor. Sonucunda çocuğun içinde “Ebeveynimin en çok ilgilendiği şey neyse ben de onunla ilgileneyim” gibi bir güdü doğuyor. Dolayısıyla en faydalısı dijital medyayı kontrollü bir şekilde çocuğun hayatına sokmak. Mesela ona uygun, renklerle ilgili eğitici videoları araştırarak bulabilirler, bu tarz videoları birlikte izleyerek başlayabilirler. Bu aktivitelerin bir saati olmalı. Dijital medya kullanma saati çocuğa daha çok küçük yaştayken öğretilebilir. Böylece iç disiplin de oluşturulmuş olur.

Sosyal platformlar çocukların hayatında nasıl bir rol oynuyor sizce, nasıl konumlandırılmalı ?


Olumlu etkisi olarak; kendini sosyalleşmiş hissediyor çocuk, -mış gibi de olsa. Tabi ki yüz yüze yapılan görüşmelerle bire bir aynı etkiyi yaratmıyor ama yine de bu tarz platformlarda ebeveynlerin kontrolüyle sosyalleşmesi sorun değil. Bunun yerine ailelerin çocuklarına doğa yürüyüşü, sinemaya gitmek ya da dışarıda çıkıp bir hava almak gibi aktiviteleri göstermeleri, bundan zevk almalarını sağlamaları sonrasında da kalan vakitlerde yine belli sınırlar içerisinde sosyal platformları kullanmaya izin vermelerini tercih ediyoruz. Şeker gibi düşünebilirler aslında, ağızda eriyip gittikçe nasıl daha çok ihtiyaç duyarsın bu da öyle; çocuğun sosyal medyayla olan ilişkisi eridikçe daha fazla şekere ihtiyaç duyma durumu. 

Transaksiyonel Analiz

Eric Berge, transaksiyonel analiz diye bir sistem geliştirmiş. Sistemde insanların günlük yaşantısıyla ilgili bir üçgen çiziliyor.
Üçgenin en altında geri çekilme var. Bir üstünde törensel davranış, üstünde vakit geçirme, üstünde etkinlik yapma, üstünde psikolojik oyunlar, en tepede de gerçek psikolojik destek var. İnsanlar evden dışarı çıkar çıkmaz törensel davranışa geçiyorlar. Evdeyken daha yeni uyanmış geri çekilme halindeyiz. Sonrasında konuşup görüştüğümüz insanlarla vakit geçiriyoruz. İnsanların karşısındakine kendisiyle ilgili kişisel detayları verdiği paylaştığı en üst nokta yani psikolojik destek. Her insanın sözünü ettiğim bu basamakları yaşaması gerekiyor.

Bilinçsiz ailelerin çocukları kontrol dışı dijital medyayı kullanınca bu basamakların çoğu atlanmış oluyor. Sosyal medya platformları illa gerekli demiyorum ama kullanılmasında bir zarar yok. Hep aynı noktaya geliyor aslında, çocuk küçükken sosyal medyaya çok bağımlı olmazsa ve kendini tehlikelere karşı nasıl koruyacağının bilincindeyse büyüdükçe zaten sorun yaşamıyor veya üstesinden konrollü şekilde nasıl geleceğini biliyor.

Çocukların dijitale bakış açıları nasıl ? Onların gözünde dijital nasıl bir dünya ?


“TEOG sınavına girdim, çıktıktan sonra ilk işim yeni aldığım bilgisayar oyununa başlayacağım.” tepkileri ağırlıklı. Onlar için sonu olmayan, genellikle gerçek bir bireyden daha çok güvendiği, bütün bilgileri oradan öğrendiği bir platform. Arkadaşıymış gibi görenler de var. Tek sorun gerçek hayatın içine tam anlamıyla karışmadan kendilerini dijital medyaya kaptırırlarsa o zaman kopukluklar başlıyor. Eğer çocuğunuza 0-5 yaş arasında sistemli bir şekilde dijital cihazları ve dijital medyayı nasıl kullanması gerektiğini öğretip, öğretmenin yanında onlarla vakit geçirirseniz; çocuklar doğru kullanmayı öğreniyor.

Çocuklara dijital medyayı kullanma eğitimi verilmeli mi ? Ebeveynlere bu konuda tavsiyeleriniz var mı ?


Verilmeli ama iyi bir örnek kesinlikle şart. Önünde bir ayna olarak bilinçli ebeveyn bağlamında söylüyorum. Özellikle çalışan ebeveynler akşamları işten eve döndükten sonra ellerinden telefonu bırakmadan maillerine bakıyorsa ve çocukta bunu görüyorsa sorun var demektir. Eve geldikleri andan itibaren bütün ilgilerini sadece çocuklarına yönelterek geçirilen vakti en kaliteli şekilde değerlendirmeliler.

Çocuklar için olan dijital kitaplar, hikayeler, animasyonlar hakkındaki yorumunuz nedir ?


Teknolojinin bu noktada çocuğun eğitiminde kolay, ulaşılabilir ve yardımcı olması çok değerli. Buradaki önemli nokta çocuğun yaşına uygun seçilmesi. Çocuklar bu tip şeylere çok hızlı ulaştıkları için yaşlarının üzerinde içerikleri tüketebiliyorlar. Çocuğun beynindeki bilişsellik çok hızlı gelişiyor bu bir avantaj olduğu gibi bazı durumlarda dezavantaja da dönüşebiliyor. Şöyle ki; kendi yaşının çok üstünde içerik tüketimi yaptığı zaman bilişsel olarak ilerleme kaydetse de duygusal olarak o kapasiteye sahip olmadığı için korku ve kaygıları artıyor. Mesela çocuk 5 yaşındaysa ve 10 yaşa uygun içerikler seyrediyorsa bilişsel olarak beyin kapasitesini geliştiriyor ama duygusal olarak o kapasiteye sahip olmadığından bu sorun yaratıyor.

Ebeveynler çocuklarıyla birlikte dijital dünyayı keşfetme konusunda nasıl planlama yapmalı ?


Ebeveynin her şeyden önce dijital dünya konusunda çok donanımlı olması gerekiyor. Eğer ebeveynler bu konuda kendilerini geliştirmezse ezbere edinilmiş bilgiler hiçbir anlam ifade etmiyor. Yani “Oturup dijital medya ve çocuk üzerine bir kitap okuyayım sonrası tamam ben bu işi hallederim.” düşüncesiyle bir yere varılamaz.

Dijital medya kullanımıyla ilgili internette faydalanabilecekleri bir sürü güncel kaynak var. Önden araştırma yapabilirler, uzmanlara danışabilirler. 3-5 yaş grubunda çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının ne seyrettiklerinin ne oynadıklarının bilincinde olmaları lazım. Ergen çocuğu olan aileler zaten çocuklarıyla dijital medyada çok fazla birlikte vakit geçiremezler çünkü çocuk birlikte vakit geçirmeyi istemez. Ergenler haklı olarak dijital ortamda biraz daha kendi alanlarına saygı duyulmasını istiyor.

Ebeveynlerin dijital medyayla ilgili en sık şikayet ettiği nokta nedir ? Siz bu konuyla nasıl başa çıkıyorsunuz, ne gibi çözümler getiriyorsunuz ?


Ben en çok ergenlik döneminde şikayet aldım. Niye dersen bu, çocuğun ilk okula gitmesiyle birlikte başlayan bir süreç. Çocuk ilkokula başlıyor, kalem tutamıyor ve yazı yazamıyor. Çünkü çocuğun eli o kadar çok ekrana dokunmaya alışmış ki parmak kasları ve bilekleri gelişmiyor. Dijital ortamda o kadar çok vakit geçiriyor ki; kültür ve bilgi birikimleri de çok fazla olsa da bu bilgi birikimini nasıl kullanacağını bilemiyor. Bu noktada ebeveynler çocuklarıyla birlikte bize gelmeye başlıyor. Oyunlar oynatıyoruz, dünyanın dijitaldeki kadar hızlı dönmediğini sabretmeleri gerektiğini onlara hatırlatıyoruz. Kendilerini nasıl düzgün ifade edebilirler bunların üzerine gidiyoruz.

Dünyada ve Türkiye’de çocukların dijital medya kullanımı kıyaslandığında durum sizce nasıl ?


Dünyada bu konuda daha bilinçli bir davranış biçimi var. Mesela 2018’de Fransa’da cep telefonu okullarda yasaklanıyor. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde gençlerin dijital medya kullanımı fazla ama hayatlarının merkezinde tutmuyorlar. Yasaklanmamalı ama kullanımı da hep dediğim gibi doğru olmalı. “Doğru” dediğimiz dijital cihazların kullanımını sınırlamanın ötesinde çocuğa nasıl kullanacağını öğretmeliyiz.

Dersleri için mesela kesinlikle kullanabilir çok yararlı oluyor sonuçta o konuda sınırsız bilgi ve araştırma kaynağı ellerinin altında. Çocuklara teknoloji bağımlısı olmadan dijital medyada vakit geçirebileceklerini göstermek gerekiyor.

Hangi yaş aralığına neler öğretilmeli hangi dijital medya platformları nasıl kullanılmalı üzerinde çok iyi düşünülerek planlanmalı. Bir de aile değerleri ve gelenekleri var tabi ki. Mesela cinsellikle ilgili bilgilerin ve eğitimin artık ilkokul öncesi dönemde verilmesi gerekiyor ama çoğu aile bunu yapmıyor. “Bizim geleneklerimize aile yapımıza uymaz.” düşüncesi var. Bu noktada biz uzmanlar eğitimi verilmeli desek bile aile değerleri her şeyin önüne geçebiliyor. O yüzden bir noktada ebeveynlerin kendi düşüncelerini yeniyelip çocuğu için sürekli araştırma yaparak yeniliklere açık olması en faydalı bilgiyi zamanında vermesi gerekiyor. Bunun için dijital artık ön planda olduğu için ebeveynlerin dijitalden sonuna kadar nasıl faydalanabileceklerini bulması önemli.

 

Yorum Bırakın