İyisiyle Kötüsüyle: Messenger Kids

YAZANSezin Katalon

2017’nin Aralık ayında Facebook tarafından piyasaya sürülen uygulamayla ilgili hala kesin bir yargıya varılamadı. Özetlemek gerekirse, 13 yaş ve altındaki çocuklar, ebeveynlerininki ile ilişkilendirilen hesaplarla Messenger uygulamasını kullanabiliyor. Çocukların arkadaş listeleri ebeveynleri tarafından görüntülenebiliyor, bu sayede ebeveynler çocuklarının kimlerle iletişim kuracağını onaylayıp reddedebiliyor. Facebook, Messenger Kids ile çocukların güvenli bir şekilde iletişim kurabilmelerini sağladığını söylüyor. Karşı eleştirilerin temel argümanı ise, bu uygulama nedeniyle küçük çocukların sosyal medyaya bağımlı olma ihtimali. London School of Economics, uygulamanın hem olumlu, hem de olumsuz yönlerine Parenting for a Digital Future blogunda yer verdi, biz de bu yazımızda ilgili tartışmayı sizler için derledik. Tabii ki son karar yine ebeveynlere kalıyor.

12-15 yaş grubunun %74’ü sosyal medya kullanıcısı!

2017 araştırmalarına göre, sosyal medya için hazır olmamalarına rağmen 12-15 yaş grubunun %74’ü sosyal medya hesaplarına sahip. İngiltere’de 8-11 yaş grubunun %23’ü de aynı şekilde sosyal medyada. ABD’de ise 8 yaş altı çocuklar çevrimiçi oyunlarda yabancılarla iletişime geçebiliyorlar. Messenger Kids ise ebeveynlerin arkadaş listesindeki kontrolü sayesinde yabancılarla iletişimi engelleyebiliyor. Bir diğer bakış açısı, bu uygulamanın sosyal medya için bir alıştırma olması. 13 yaş ve üzeri kitleye uygun “gerçek” sosyal medyayı kullanmadan önce çocuklar burada doğru ve yanlış kullanımı öğrenebilirler.

Uygulamada olumlu görülen bir başka nokta ise ebeveynlerin tüm uygulamayı rahatlıkla anlayabiliyor ve kullanabiliyor olması. Ebeveynlerin en büyük sorunu, her ne kadar isteseler de çocuklarının dijital dünyalarında yer alamamaları çünkü dili veya programı anlamamaları. Ancak Messenger, yetişkinlerin kullandığı bir uygulamayken, birkaç ekstra özellikle Messenger Kids olduğu için, yetişkinler uygulamanın diline hakimler. Çocukların denetimli bir ortamda serbest olmaları ve dijital kimliklerini aileleri yardımıyla oluşturabilmeleri uygulamanın faydalı olabileceğini düşündürüyor.

App Store görseli

Yeni bir uygulamaya gerek var mıydı?

Messenger Kids ilk duyulduğunda çıkan bir karşı argüman ise, “bu gerçekten gerekli miydi?” sorusu. Eğer Messenger, Whatsapp gibi uygulamaların temel amacı uzaktaki akraba ve arkadaşlarla iletişim kurabilmek ve mesafeleri küçültebilmek ise, gerçekten çocuklar için bir uygulamaya gerek var mı? Çocuklara bir hesap açmak yerine, ebeveynler kendi hesaplarının yardımıyla çocukların iletişim kurmasını sağlayabileceklerini düşünüyorlar. Campaign for a Commercial Free Childhood tam da bu sebeple Mark Zuckerberg’e Messenger Kids’i piyasadan çekmesi için bir dilekçe göndermiş bile. Uygulamada hiçbir reklam olmayacağı söyleniyor ancak Messenger Kids’in kendisi, Facebook için en büyük reklam olarak görülüyor. Uygulamayı kullanan çocuklar, Facebook’a da alışacak ve 13 yaşını geçtiklerinde zaten tanıdıkları bir platforma üye olabilecekler. Son zamanlarda gençler Facebook’tan uzaklaştıkça platformdaki kitle de yaşlanıyor. Bunu önüne geçmek amacıyla, Messenger Kids ile kendine genç kullanıcı yetiştiriyor olması da tartışma konularından biri.

 

Yorum Bırakın