YAZANBeriz Elmas

 

ECREA 2018 Konferansı kapsamında, Güney İsviçre Uygulamalı Bilimler ve Sanat Üniversitesi’nden Luca Botturi tarafından çocukların medya deneyimlerine yönelik bir araştırma posteri sunuldu.

Çocukların kurgu ve üretimle ilgili görüşlerini anlamaya yönelik yapılan çalışmanın ana hatlarını, erken medya eğitimi ve ilkokul çağındaki çocuklar için film okuryazarlığı konuları oluşturdu. Küçük ölçekli araştırma çalışması, çocukların filmleri nasıl anladıklarına dair bulgulara ulaşmayı hedefliyor. Çalışma, Canton Ticino’dan (İsviçre) 3.sınıftaki, 8/9 yaşlarında ve 2018 Şubat’ında 1 günlük stop-motion animasyon atölye çalışmasına katılan 34 öğrenci ile gerçekleştirildi.

Oturum öncesinde bir anket dağıtılıyor ve oturumun sonunda grup tartışmasında ek veriler toplanıyor. Ana veriler, daha önce oturuma katılmayan aynı yaştaki üç çocuktan oluşan odak grubunda tartışılıyor.

Çalışma iki farklı film okuryazarlığı unsuru üzerine odaklanıyor:

1-Gerçeği kurgudan ayırma: Çocuk filmlerinin çoğu kurgudur: Prensesler, süper kahramanlar, konuşan hayvanlar

gerçek dünyayla nasıl bağlantılıdır?

2-Medya mesajlarının üretim sürecini anlama.
Kamera arkasında neler var? Filmler nasıl yaratılıyor? Film yapım sürecinde hangi teknolojiler ve işler yer alıyor?

 

FİLM İZLEME

Ne sıklıkla film izlersiniz? Kiminle birlikte?

Çalışmadaki çocuklar, film izlemeyi birer sosyalleşme aktivitesi olarak görüyor. Filmleri ve çizgi filmleri kiminle birlikte izlersiniz sorusu sorulduğunda, yüksek oranda anne, baba veya diğer yetişkinlerle cevabı verilirken, ikinci sırada kardeşlerimle izlerim cevabı veriliyor.

Çalışmaya göre çocuklar genellikle animasyon filmleri izlemeyi tercih ediyor.

Çocuklara ne sıklıkla film izledikleri sorulduğunda, yüksek oranda her gün çizgi film/film izleriz cevabı veriliyor.

 

GERÇEK YA DA?

En son izlediğiniz film: gerçek olan neydi?

Çalışmaya göre katılımcıların yarısı film tekniğinden bağımsız olarak (gerçek oyunculu ya da animasyon), ekranda gördükleri her şeyin kurmaca olduğunu düşünüyor. Gerçek ya da kurmaca olduğu iddialarını destekleyen argümanları ise şöyle oluyor: ‘Onlar insandı’ ‘Ben hiç konuşan tavşan görmedim!’

Çocuklar filmin verdiği mesaj ya da anlatmak istediği hikayenin aksine filmdeki mizansene odaklanıyor. Karakterler, durumlar ya da aksiyonlar onların daha çok ilgisini çekiyor. Bir filmin unsurlarının gerçekliğini sorgularken genellikle kendi deneyimleriyle bağlantı kurmaya çalışıyorlar.

 

SAHNE ARKASI

Çalışma sırasında çocuklara ‘Shaun the sheep’ filminin nasıl yapıldığı hakkında ne düşündükleri soruluyor. Birçok çocuk bilgisayar olduğunu söyleyebiliyor fakat bunun pratikte nasıl gerçekleştiğini açıklayamıyor. Bilgisayar, video yaratan bir sihirli değnek gibi algılanıyor.

Katılımcıların yarısından azı gerçek işlerle film endüstrisini ya da animasyon yapımını ilişkilendirebildiklerini belirtiyorlar. Birçok aktör ve yönetmen ismi sayılabilirken sadece üçte biri kadar teknik işlerin ismi (kameraman, fotoğrafçı, yönetmen, fotoğraf ve ışık ekibi gibi) sayılabiliyor.

Çocuklara bir kısa film nasıl yaratılıyor diye sorulduğunda, birçoğu bilgisayar ile yapıldığını belirtirken, oyuncaklarla ve çizilerek yapıldığını söyleyenler de oluyor.

Film yapmak, çocuklar tarafından dijital bir sihir gibi algılanıyor. Film yapımının karmaşık olduğunu biliyorlar fakat nasıl yapıldığı ve kimin yaptığı hakkında çok fazla bilgiye sahip değiller.

 

Leave A Comment