Plastik Tuğlalardan Dijital Uygulamalara: Lego ve Çocukluğun Medyatizasyonu

Yazan: Begüm Suyolcubaşı

Medya çalışmaları alanında medyatizasyon kavramı, medya mantığının içinde bulunduğu belli bir toplumsal alanı biçimlendirdiği ve çerçevelediğini anlatır. İçinde yaşadığımız çağda, kültürden topluma hatta toplumun en küçük parçası bireye kadar medyatizasyon etkili bir süreçtir. Bu sürecin bir sonucu olarak, kurumlar ve çeşitli toplumsal alanlar iletişim araçları tarafından şekillendirilir ve neredeyse iletişim araçlarına bağımlı haldedir. Söz konusu çocuklar olduğunda, çocukluk kavramının da medyatizasyon sürecinin etkisi altında olduğu söylenebilir. Bu süreçteki anahtar noktalardan biri de geleneksel oyuncakların dijital oyuncaklara dönüşümü.

Teknolojinin ilerlemesiyle hayatımızın her alanına giren ve vazgeçilmez hale gelen akıllı telefonlar ve tabletler çocukların oyun oynama biçimini ve oyundan beklentilerini değiştirip dönüştürüyor. Oyun, hayal etme, planlama, simule etme, tepki verme, iletişim kurma gibi zihinsel faaliyetlerle neredeyse eş anlamlı hale geliyor. Kız çocukları için 20 yıl öncesinin oyuncak bebeklerinin yerini aplikasyonlardaki animasyon karakterleri alırken, erkek çocukları için de durum farklı değil. Sokakta oynadıkları topun ve evde parkelerin üstünde yarıştırdıkları arabaların yerini bilgisayar oyunları alıyor. Çocuklar bu teknolojik ürünler sayesinde artık hayal dünyalarının, çok uzaktaki bir galaksinin ya da dört bir yanı doğaüstü canlılarla çevrilmiş bir dünyanın parçası olabiliyor.

Dijital medya araçlarıyla gerçekleşen medyatizasyon süreci ile, çalışma, boş zaman geçirme ve oyun oynama gibi sosyal ya da kültürel etkinliklerin temel unsurları medya biçimini alarak form değiştiriyor. Stig Hjarvard’a göre, modern kapitalist dünyanın vazgeçilmez kavramları olan küreselleşme ve ticarileşme, medyatizasyon sürecine eşlik ediyor. Medya araçları ile oyuncakların etkileşimi medyatizasyonu beslediği gibi küreselleşme ve ticarileştirmeyi de besliyor. Günümüzde, kimi zaman çok sevilen bir çizgi filmin çocuklar için kıyafeti, kitabı, oyuncağı ve bilgisayar oyunu piyasaya sürülürken kimi zamanda çok sevilen bir oyuncağın ya da bilgisayar oyununun çizgi filmi beyaz perdeye ya da beyaz cama aktarılıyor. Bu konuda sayısız örnek vermek mümkün:

Hjarvard’ın “From Bricks to Bytes: The Mediatization of a Global Toy Industry” makalesinde bahsettiği LEGO’nun medyatizasyon süreci de tüm bu anlatttıklarımıza çok uygun bir örnek. 1949 yılından beri Danimarkalı The Lego Group tarafından üretilen bu oyuncaklar, üzerlerindeki girinti ve çıkıntılar sayesinde birbirine kolayca kenetlenebilen, çeşitli renklerdeki yapı parçalarından oluşur. İlk başta oyma tahtadan yapılmış prizmalardan oluşan LEGO parçaları, zamanla kolayca şekil alabildiği için plastikten yapılmaya başlandı ve böylece parçalar tek örnek olup birbirine daha uyumlu hale geldi. Günümüzde ise çevrimiçi dijital mecralarla etkileşim içinde olan ve teknolojiyi çok yakından takip eden LEGO, medyatizasyon sürecini en iyi gerçekleştiren markalardan biri.

Bugün Lego, bir oyuncak ve eğlence markasının olmasının yanı sıra aynı zamanda büyük bir medya endüstrisi haline geldi. Öyle ki, çocuklar ebeveynlerinin akıllı telefonları ve tabletleriyle tanıştığı için artık klasik anlamda Lego oynamak çocuklar için bile ‘çocukça’ oldu. Çocuklar gerçek Lego’larla saatlerce oynadıkları gibi Lego’nun aplikasyonlarında vakit geçirmeyi de tercih ediyorlar. Karakter tasarlamadan film yaratmaya kadar pek çok farklı uygulama ile giderek büyüyen bir dijital Lego endüstrisi oluşmuş durumda. Bu aplikasyonları verimli ve çocukların yaratıcılığını besleyecek şekilde kullanabilmek için anne babaların yol gösterici olmaları gerekiyor.

Referanslar

 Hjarvard, Stig (2013) “From Bricks to Bytes” in The Mediatization of Culture and Society, Routledge

 Lilleker, D., 2008, Key Concepts in Political Communications. SAGE London.

 Jansson, André (2002) ‘The Mediatization of Consumption: Towards an Analytical Framework of Image Culture’, Journal of Consumer Culture, 2(1): 5-31.

 Krotz, F. (2008). Media Connectivity: Concepts, Conditions, and Consequences. In A. Hepp, F. Krotz & S. Moores (Eds.), Network, 3 Connectivity and Flow: Key concepts for Media and Cultural Studies. New York: Hampton Press.

 Hjarvard, S. (2008). The Mediatization of Religion: A Theory of the Media as Agents of Religious Change. In Northern Lights 2008. Yearbook of Film & Media Studies. Bristol: Intellect Press.

Yorum Bırakın