Makyaj Videoları ve Çocuklar: Ebeveynler Endişe Duymakta Haklı mı?

YAZANİrem Bayer

 

Son zamanlarda çocukların boş vakitlerinde yapmayı en çok sevdikleri etkinliklerden biri, Youtube’da video izlemek. Bu mecrada yayımlanan makyaj videolarınınsa çocuklar arasında da popüler olduğu bir gerçek. Çocuklar artık makyajı, toplumda beğenilmenin ve fark edilmenin bir yolu olarak görüyorlar. Birçok ebeveyn ise çocuklarının makyaj videoları izleyip gördüklerini kendi üzerlerinde uygulamasından endişe duyuyor.

Youtube’da kim, ne kadar takip ediliyor?
Türkiye’de makyaj üzerine içerik üreten “Youtuber”ların göz ardı  edilemeyecek denli geniş bir takipçi kitlesi bulunuyor. En çok ilgi gören içerik üreticilerinin abone sayıları şöyle:

  • Danla Biliç: 1.431.535
  • Merve Özkaynak: 884.572
  • Sebile Ölmez: 798.382
  • Duygu Özaslan: 780.752
  • Aslı Özdel: 249.178

Bu takipçiler içerisinde çocukların ne ölçüde yer tuttuğuysa araştırılmayı bekliyor.

Çocukların makyaj videolarına yönelmelerinin temelinde ne yatıyor?

Görüşme yaptığımız Psikiyatr Prof. Dr. M. Kemal Kuşçu, bu konuya sadece makyaj açısından bakmanın yüzeysel kalacağını, bu tür videolarla çocukların kendi görüntülerinde denemeler yaparak kimlik arayışına girdiklerini belirtiyor. Bunun yanı sıra geçmiş yıllarda kimliğin karakter ile sınırlı olarak algılandığını, günümüzdeyse insan bedeni görüntüsünün kimlik algısında daha ön plana çıktığını söylüyor.

Sadece internette izlenen makyaj videoları ile ilgili bir değerlendirme yaparsak diğer etkenleri gözden kaçırmış oluruz. Dijital medya kullanan çocuklar telefon veya tabletlerine indirdikleri farklı uygulamalar ile kendilerinde yaratmak istedikleri değişiklikleri keşfediyorlar. Buna örnek olarak uygulamaların yardımıyla vücutlarında yaptıkları değişikliklerden, yüzlerine uyguladıkları makyaj veya filtrelerden söz edebiliriz.

Çocukları makyaj videolarından uzak tutmak mümkün mü?

Prof. Dr. Kuşçu, ebeveynlerin makyaj videolarına yasak koymalarının mümkün olmadığını, olayı farklı bir bakış açısıyla, eğlenceli bir vücut boyama ritüeli olarak görmeleri gerektiğini vurguluyor. Kuşçu, “Yasaklamak doğru değil. Bunun yerine ebeveynler, çocuklarının yaptıklarını yüz boyama olarak görüp onları sevdikleri hayvanların, masal kahramanlarının yüz motiflerine yönlendirebilirler. Hatta yüzlerini boyarken ebeveynler de çocuklarına eşlik edebilirler” diyerek konuya pedagojik bir bakış açısı getiriyor.

“Önemli olan çocukların, çevrelerindeki yetişkinler tarafından doğru ile yanlışı ayırt edecek şekilde yönlendirilmeleri”

Özel bir klinikte birey, çift ve grup terapisi alanında çalışmalar sürdüren Işın Emeç’ten bu konu
hakkındaki görüş ve fikirlerini aldık. Emeç, çocukların makyaj videolarını izleyip kendilerine uygulamalarının altında psikolojik bir sıkıntı olmadığını ileri sürdü. Çocukların, anne-babaları başta olmak üzere, büyüme sürecinde çevrelerindeki insanları model alarak birçok şeyi deneyimlediklerini belirtti. Ancak nelerin uygun olduğunu, nelerin olmadığını anlayabilecek kadar muhakemeleri gelişmediği için özenmelerinin çok doğal olduğunu söyleyerek, özellikle de 4-5 yaşlarındaki kız çocuklarının annelerini görerek makyaj yapmayı modellemelerini örnek verdi. Yasak koymadan, doğru yönlendirmelerle, her alanda olduğu gibi makyaj yapmada da öncelikle çocuğun girişimine izin verilmesi gerektiğini vurgulayan Emeç, aksi takdirde çocuğun bireyselleşme ve bağımsızlaşma çabası başarısız olacağından suçluluk duygusunun artabileceğine dikkat çekti.

“Sorun cinsiyet rollerinin yeniden üretilmesi”
Medya ve toplumsal cinsiyet üzerine çalışmalar yürüten İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Itır Erhart ise çocukların makyaj videoları izleyip makyaj yapmalarını bir sorun olarak görmediğini belirtiyor. Asıl sorunu videoların, toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretilmesine zemin hazırlamasında gören Erhart, bu duruma örnek olarak, kız çocukları daha çok makyaj, güzellik, stil, zayıflama gibi konulara ilişkin içerikleri izlerken, erkek çocuklarının dijital oyun ve sporla ilgili içeriklere yönelmelerini gösteriyor. Video izleme alışkanlıklarının bu şekilde ayrışmasının toplumsal cinsiyet rollerini beslediğini belirten Erhart çocukların, kalıp yargıların yeniden üretildiği içeriklere maruz kaldıklarını da sözlerine ekliyor.

İçerik üreticisi ne diyor?

Nurgül Varol, İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümü son sınıf

Nurgül Varol

öğrencisi. Onu bu yazının bir parçası kılansa kendisinin aynı zamanda, üç yıldır makyaj ve güzellik videoları çeken bir “Youtuber” olması. Varol’un kanalının abone sayısı, yirmi sekiz bini geçmiş durumda. Kendisiyle yaptığımız görüşmede Varol, kanalında yapılan yorumlara bakarak 18 yaşından küçük takipçilerinin oldukça fazla olduğunu belirtiyor. Makyaj videolarının çocukları makyaja özendirdiğini kabul etmekle birlikte, küçük yaştaki çocukların makyaj yapmalarını doğru bulmadığını da sözlerine ekliyor. İnternette video izleme yaşının giderek düştüğünü vurgulayan Varol, Youtube için makyaj videoları çektiğini söylediği zaman pek çok ebeveynden “Benim de kızım çok seviyor, çok izliyor” gibi yanıtlar aldığını ifade ediyor.

Sonuç olarak, çocuğunuzun makyaj yapma eğiliminden yana endişe duyuyorsanız bu eğilimi “yüz boyama” gibi eğitici ve eğlenceli bir etkinliğe dönüştürebilirsiniz. Makyaj videolarını izlemeyi yasaklamak yerine çocuğunuzu dijital dünyada bilinçli bir şekilde yönlendirirseniz ortada endişe edecek bir durum kalmayacaktır. Hem, hangimiz bir an önce büyümek ve büyüklerin yaptıklarını yapmak istemedik ki?

Yorum Bırakın